“how many times i’d be lost in the sea”
“ben artık gideyim” dedim.
birileri yardım etsin de gidemeyim diye çaresiz bekledim.
o sırada ankara ortadan kaybolarak, yollar düğüm olarak, cüzdanlar buharlaşarak, ulaşım sektörü grev başlatarak, polis bizi zanlı sayıp alıkoyarak pekala yardım edebilirlerdi.
hiçbiri hiç bir şey yapmadılar.
bari biz aklımızı kaybedip ne yapcağımızı unutsaydık da biraz daha orada kalsaydık ya …
bilemiyorum… o günü düşününce sağ yanağımı elime yaslayıp ağlayasım geliyor. üzülüyorum.