serap olsun cevap, bilmeyene hitap

“Gerçek” girsin diye açılan pencere – sorulan bir soru ya da suskun geçen bir kaç dakika diyebiliriz bu pencereye- o kadar boyumuzdan yüksekte, o kadar küçük, parmaklıkları öyle sıkı bir pencere ki; aradığımız “gerçek” doğrudan gelse ve  sadece bir zerresini parmaklıktan geçirmek istese, onu da kendi rengine boyayıp kandıracağından korktuğum bir mahzende kaldığımızı sanıyorum geçici ama uzun dakikalarda burada.

Ne sorulan sorunun, ne verilecek cevabın bir hükmü kalıyor aramızda. Önce bir iman etmek lazım. Neye, ne ad verdiğimizi oturtmanın gereğine elifi elifine tam inanmak lazım ki , gerçeğin gerçekliğinin bizim için ne demek olduğunu görelim. Yoksa bu güneş almaz mahzenin yanında gerçeğin gerçekliği öyle zahir oluyor ki, zuhurundan gaip kalıyor.



You can skip to the end and leave a response. Pinging is currently not allowed.

2 Responses to “serap olsun cevap, bilmeyene hitap”

  1. [...] Original post:  Atopya » Blog Archive » serap olsun cevap, bilmeyene hitap [...]

  2. -İşittik, itaat ettik.
    -İtaat ettik mi?
    -İtaat?

Leave a Reply

Protected with IP Blacklist CloudIP Blacklist Cloud