Deform Anlam Üniform Peçeyi Döver
H- Anlatın.
B- Neden çocukların tanımlarına bayılırız? Neden alkollü bir adamın gördüğü dünya daha kaygandır? Neden şizofren ressamların çizdiği portreler karmakarışıktır?
Büyülenmiş bir adam için dünya bambaşkadır.
H- Alışılmış kalıplara sığmayan haller bunlar.
B-Evet öyle. Kalıplara yerleştirilmeye çalışılmadığından, olduğu gibi şahit olmamıza izin verildiğinden daha gerçekler.
H- Onların bahanesi var. Peki ya biz?
B- Şeyler analtıldıkları her yerde yeniden başka birşey olurlar. Her yerde farklı bir yansımadırlar. Her gören kendi aynasından farklı bir ışık açısından görür. Zaten şeylerin aslından aynalar kere uzakta kalıyorsak daha da uzaklaştırıcı kalıplara girip de onu gereksiz yere neden sunîleştiriyoruz ki?
H- Kuralsızlık?
B- Anlamıyorsunuz. İfade yönteminde özgürlükten bahsediyorum. Aklımda gördüğüm neyse sunduğum da makyajsızca odur diyorum.
H- Notasyon takip edilirse bu bozulur mu?
B- Dediğim “notasyon takip etmek yanlıştır” değil. Notasyon takip etmemek hata değildir diyorum!
Neden iyi hackerlar çocuktan yetişir sanıyorsunuz? Açıkları daha iyi yakalarlar. Yapılmışın üzerinden değil, kendi gördükleri üzerinden analiz ederler.
H- Rica ediyorum açın bunu.
B-“Kim önceden ne demiş, hangi yolu izlemiş, ne sınır çizmiş” değil de, “ben bunu demek istedim ve dedim” demek daha içe sinen bir tablo değil midir?
H- Kendiliğini kaybettirmek ve bununla ilgili risk bir katldir sizin için?
B- Yerelliği asla yadsıyamayız bayım. Söylenilen ânı ve söylendiği konumu ve söyleyeni.
Kelimelerimi notasyonların darlığında teorem ispatlar gibi tahtaya yazmaktansa, bana daha gerçek gelen, dokunulmamış halleriyle söylemezsem içlerindeki resim ölecek sanıyorum.
Beckett’ın Watt’ı gibi anlamsız birşeyler söylesem bile, söylemek istediğim ondan başka birşey değilse onu söylemeliyim.
Sözcüğü beklenen yere koymayan, olmadık yerde kullanan, hatta anlık - ama kendine has bir dili kendiliğinden oluşturuveren-, çelişkilerden ve belirsizlikten kaçmayan kişi, gerçekten orada yapmak istediğini o şekilde anlatacağı doğduysa içine aynen öyle anlatmalıdır.
H- İlk anlatımı seviyorsunuz. Dolayısıyla anlatım bozukluğunu da… Yanlış anlaşılmaktan korkmuyor musunuz?
B- Aslında beni dinleyen, ya da karaladığımı okuyan benim ne dediğimden çok, ne demiş olma ihtimalimi düşünmesi benim daha çok tercih edeceğim bir durum.
Benim beynimle evrenin kesiştiği yer tabii ki sizinkiyle aynı yer olmayacaktır. Kimseninki diğeriyle aynı olmayacaktır. Doğduğu haliyle söz; daha taze, daha gerçek, daha sâbi olacaktır. Anlatım alışılmamış, mantık dışı bile olsa, bu şekilde sunulmasının kesinlikle sağlam bir dayanağı vardır. Çünkü o, o şekilde doğmuştur.
Size mantık hatalarını da severim demiş miydim?
H- Ah kabullenilmiş çelişkiler bahsi … (P’nin teoremi)
B- Son cümlemi algoritma hocam S Hanım’a armağan etmeliyim :P
H- Sizinle ilişkisini yeniden gözden geçirmek zorunda kalmayı düşünürse ya?
B- Tetkik yenilemek iyidir.
H- Bardakları da yenileyelim mi?
B- Deformasyona o halde…
H- Ve peçelere…
B- Hiç anlaşamayacağız :)
B: Banu
H: Hayal Ürünü Kanonik Karakter
P: Passive