Eyl
Comment d’après la dernière pluie, cher poète ?
Posted in Bâd-ı Hevâ, CurnalAtopya, KreAtopya, Musica | Comments Offxanax oğlu paxil oğlanın “hangi düzlemde yaşıyorsunuz kuzum siz?” demesiyle başladı hafta…
sonra ısınma problemi çözülmemiş bir binada daha donarak ölemediğimden yağmurun sesini sevdiğim şarkılar döngüdeyken mutlulukla dinleyebiliyorum. pencereden bakınca eliot’un çardaklı şiirini bestelemeyi hayal ediyorum.
hem yan odadaki işletme okuyan çocuğun “o çaldığınız neydi?” diye kapıyı çalması gurur verici. ama bu işte iyi olan dorian. bir de melih.
melih güzel beste yapıyor. büyüyünce neye benzeyeceğini merak ettiğinden beslediği -adı bu hafta üzümlü kekten hüzünlü keke dönüşen- hiç büyümeyen bir kedisi var. içimizde, büyürse puma olacağına dair bir his var.
adından pek memnun olmadığımız bir grubumuz var; iki yıldan sonra tekrar görünce nasıl da sevindiğimiz melih‘in bulduğu “amman sen söyle! biz çalarız” , adını nasıl da düşünememişiz diye hayıflandığımız… en büyük özelliğimiz aynı şarkıyı durmadan ama durmadan çalıp söyleyebilmek…
dirac bana bunu almış. “istersen üzerine elbise dikersin” dedi. nilüfer yeni pötikare elbisemi beğendi. onun için de çizeceğim. geleceğimi bilmiyormuş, “iyi ki geldin” dedi. hepimiz bazen dergilerin sadece resimlerine bakıyoruz.
bağlantı nedense hiç iyi değil, palmın şarjı bozuldu. porselen kaşıklar prizlere jack sıkıştırmak için icadolunmuş olmalı ve bugün hep tam bir sinestezik olduğumdan, isim şarkısında gördüğüm resmi çizmek için pace kardeşler ve makino‘nun albüm kapaklarını tasarlayan olabilmek istedim.
bir oyun yazmak için milyon satır kodla renkler soldurulacağına , estetize sihrini işine katması mübah tasarımcılar arasına da dahil olmak gerek… işyeri.. düşyeri…
hem anime klip işinde Çek Cumhuriyeti kıymetimizi bildikçe devam ederiz. ne moleküler simulasyonlara imza atarız dönünce sonra.
passive’in pirinçli sürprizini görünce onu daha çok sevdim. ismet özel’in son şiirinde sadece başlık kısmını beğendim.
***
o bana “bugün seninle ilk kez tanışmışız gibi hissettim” dediğinde gülümsedim… çünkü zaten artık ben başka biriydim.
neyse..
önce şu buzdan eve bir yol düşünmeli, metin abi‘ye teşekkür etmeli, sonra çıkıp sonsuz grilerle biraz fotoğraf çekmeli…
pluie
