Ara
Yolları Çatallanan Bahçe
Posted in Apokalipya, BibliyAtopya, Bâd-ı Hevâ, CurnalAtopya, KreAtopya | No Comments »
Uzakta, (uzaktayken içinde olduğum halden daha iyi seçebildiğim) hayatımın Madden’leri, Albert’leri, Tsun’ları, bugün bitmesi gereken veri tabanı modellemesi kitabı, ERwin ilişkilendirmeleri, Marie’nin midemi bulandıran katolik hurafeleri, her gün başka kılığa giren çeyreğinden hemşehri bacalhou morinaları, üfüren kalbim, The Masque of the Red Death, kaçırılan LSE programları, hiç özlemediğim çok şey ve çatallanan herşey için yine Borges’ten;
“Zaman sayısız geleceğe doğru durmamacasına çatallanıyor. Bunlardan birinde ben sizin düşmanınızım.”
Sözünü ettiğim kıpırdanma bir daha geçti içimden. Evi çevreleyen ıslak bahçe sonsuz sayıda insanla dolup taşıyordu sanki. Bu kişiler Albert’le bendik; başka zaman boyutlarında aldığımız türlü biçimlerde gizli ve etkindik. Gözlerimi kaldırdım; o zar inceliğinde karabasan çözülüp yok oldu. Bu sarı ve siyah bahçede tek adam vardı; ama bu adam bir heykel kadar sarsılmazdı… Bu adam bahçenin yolu boyunca ilerliyordu ve Yüzbaşı Richard Madden’di.
“Gelecek şu anda varoluyor,” karşılığını verdim, “Ama ben dostunuzum sizin. Şu mektubu bir kere daha görebilir miyim?”
Albert ayağa kalktı. Upuzun boyuyla ayakta durarak yüksek masanın çekmecesini açtı; o an sırtı bana dönüktü. Tabancayı doğrultmuştum. Olanca dikkatimle ateşledim. Albert hiç ses çıkarmadan yere yıkıldı. Onun o an öldüğüne yemin ederim- bir şimşek çakmıştı sanki.
Gerisi gerçek olmaktan uzak, önemi de yok zaten. Madden içeriye daldı, beni tutukladı. Darağacına yollayacaklar beni. İntikamımı en pis biçimde aldım; saldırmaları gereken kentin gizli adını Berlin’e bildirdim. Dün bombaladılar; haberi Yu Tsun adlı bir yabancı tarafından öldürülen ünlü Sinolog Stephen Albert’i saran esrar perdesini tüm İngiltere’de duyuran gazetelerde okudum.
Derdimin( savaşın gürültü patırtısı arasında) Albert adlı kente işaret etmek olduğunu, bunu yapmak için de aynı adı taşıyan bir adamı öldürmekten başka bir yol bulamadığımı biliyordu. Sayısız pişmanlıklarımla bıkkınlklarımı ise bilmiyor- hiç kimse bilemez zaten.
Yolları Çatallanan Bahçe
(Ficciones Hayaller ve Hikayeler’den)