15
May
Posted in Apokalipya, Bâd-ı Hevâ, CurnalAtopya, Musica | Fransızca dünyanın en güzel… için yorumlar kapalı
Evren üstün, özgün ve içimize sinmiş olanları yıpratmaya, bezdirmeye, bozmaya, vazgeçirmeye yönelik çalışır. Tam yakaladığımız hazzı somutlaştıracağımız sırada ya bir zil çalar, ya üst komşu tamirata başlar ya da o anda öyle sığ bir kaç insan geçiverir ki önümüzden, gönlümüz geçer. Vazgeçip daha giyinip kuşanmamış olanın gizli kalmasını tercih eder, aynı şarkıyı on kere daha dinleyerek üstüne toprak serperiz.
2
Mar
Posted in Bâd-ı Hevâ, CurnalAtopya, Musica, PlAtopya | no wonder you are always lost için yorumlar kapalı

Tasdik memuru imzalayıp türkiye’ye gönderirse o belgeyi, bu ülkeden çıkabilirsiniz, dedi komiser.
Beck ve ben Dirac’ın yanına uçacaktık.
duvarlarını sevdiğimiz resimlerle süslediğimiz, mektuplarımızı yazdığımız, içinde hayal gemisi düzeneklerini yapıştırdığımız evlerimizin bize sonsuz gelen sekînetinden çıkmaya daha hazır değildik.
Aslında hiç ama hiç keyifte de değildik.
Biz gidiyorduk.
Daha yağmurlar bile başlamamıştı.
Banu / Kapitalinkuzeyburculimanı
Tags: dirac